Kore media ve eğlence sektörü markalaşma ve pazarlama açısından cidden iyi iş çıkarıyor. Tabiri caizse parlayan yıldızların etinden sütünden hatta kemiğinden yararlanıyor desek yanlış olmaz sanırım. Elbette karşılıklı bir durum bu. Sektörde kalıcı olabilmek adına ün yakalayan her yıldız adayı oyunculuk, şarkıcılık, modellik ya da reklam yüzü olma fırsatı karşısında çıktığında geri çeviremiyor. Çünkü her gün yeni yeni adaylar boy gösterirken kalıcı olabilmek kolay olmasa gerek. Ancak sektörün karanlık yüzü de göz ardı edilemez. Bir dönem kadınlar için medya patronlarının odasından geçmeden ya da onların çevreleri için arzu ettikleri talepleri! yerine getirmeden basamakların tırmanılamadığı ve bir çoğunun bunalımlı bir süreç yaşadıklarını hatta yüzden bazılarının ne yazık ki intaharı seçtiğini okumuştum. Aklımda kaldığı kadarıyla Boys Pver Flower'ın oyuncularından 26 yaşındaki Jang Ja Yeon'un hikayesi böyle gelişmişti. Genç yıldız evinde kendisini öldürmüş ve intiharıyla bütün Güney Kore’yi yasa boğmuştu. Geride bıraktığı 7 sayfalık mektubunda sanat dünyasını suçlamış, menajerinin kendisini seks kölesi olarak kullandığını, rol kapabilmesi için medya yöneticileri ve CEO’larıyla yatmaya zorladığını anlatmıştı. İşte bize sunulan pembe dünyalar gerçekten o kadar pembe mi tartışmaya açık.

Uzun bir aradan sonra iki ayrı sayfa ile erkeklerden bahsetmişken kadın oyuncuları es geçmek haksızlık olur dedim ve bir başlık da onlara açmaya karar verdim. Erkekler kadar iyi işler çıkaran ve sektörde sağlam yerler edinen başarılıı hanımlara göz atalım şimdi

Ha Ji-Won : Yaşı ve görünümüye iki ayrı kutbun insanı Ha Ji-Won 'ın 1978 doğumlu olduğuna inanmak benim için cidden zor oldu:) Zarif ve kendinden emim tarzıyla ülkesinin gözde yüzlerinden de biri. İlk oyunculuk denemesi 1997'de gerçekleştirdi ve bunu birçok ufak rol izledi. 2000'lere geldiğinde periyodik drama Damo: The Legendary Police Woman dizisndeki performansıyla artık göze çarpan biriydi. Aynı sıralar ilk albumünü de piyasa sürdü. Neyseki şarkıcılk kariyerini seçmek gibi bir hataya düşmemiş:) Benim için tanıdık bir sima olması izleyici oranları %30 u aşan Hyun Bin ile başrolü paylaştığı 2010 yapımı Secret Garden'a dayanır. Dolayısıyla S-sonrasında yer aldığı yapımları istikrarlı şekilde takip etmeye değer buldum. İzleme şansı bulduğum belli başlı filmleri sıralarsam: Hikayei beni oldukça eğlendiren 100 Days with Mr. Arrogant (2004), deneyimli oyuncu Kwon Sang-Woo'u bir rahip olarak görüp de onun aklını çelme yolunda izlerken pek çok kez gülme krizi yaşadığım Love So Divine (20014), Hikayesi 1800!lü yılların sonuna dayanan aynı adlı romanın kore uyarlaması sayılabilir mi tartışılır Daddy-Long-Legs (2005), bir bilikurgu hikayesi sunan Sector 7 (2011), aklımda çok da yer etmeyen son izlediğim yapım Life Risking Romance (2016). İzlediğim dizileri ise kronoloji ile verirsem şu şekilde sıralayabilirim. İzlerken zerre zevk almadığım ve neden bilmiyorum senaryosu da dahil her şeyinden soğuduğum, Secret Garden öncesi izlesem bana oyucunun başka dizisine bir daha uğratmayacak denli sinir olduğum, sadece ost şarkılarını oldukça sevdiğim Something Happened In Bali (2004), hikaye ve oyunculuk anlamında göz dolduran Secret Garden (2010), bir diğer yıldız oyuncu Lee Seung-Gi ile rol aldığı masalsı sevimli hikayesiyle The King 2hearts (2013), herşeyiyle sevdiğim oyuncu Ji Chang Wook'n da yer aldığı Empress Ki  (2014), her bölümde giydiğ ve takıp takıştırdığı şeylerle hayran kaldığım The Time We Were Not In Love (2015) ve henüz birkaç bölümünü izlediğim Hospital Ship (2017).

Son Ye Jin: 1982 doğumlu oyuncu Kore'ye dair izlediğim keşfettiğim dünyaya adımı atmama neden olan A Moment to Remember adlı o harika filmde yer alması açısından da özel bir yere sahip. (Ek Bilgi: Bizdeki Özcan Deniz ve Fahriye Evcenli çakma versiyon Evim Sensin ise tam bir faciadır.) Kariyerinin başlangıcı 2000 yılı olarak gözüken son derece hoş ve alımlı bu hanımefendi yer aldığı bir kaç yapımda sergilediği cesur +18'lik sahneler dolayısıyla şaşırıp biraz kendisinden soğumama ve son filmlerindeki düşük performans nedeniyle hayal kırıklığına uğramama neden olsa da özellikle rol arkadaşı güzide oyuncum Bae Young Jun ile oynadığı ve yakaldığı harika kimya nedeniyle bir diğer göz bebeği filmim April Snow  hatrına halen yer aldığı projelere uğramadan da edemiyorum. Umarım daha seçici ve kaliteli projelerde yer alır. Ancak estetik mucizeleri ilerleyen yaşı daha ne kadar dondurabilir bilemiyorum. İş korelilere gelince durum değişiyor tabiii:) Oyuncunun izlediğim filimografisi ise şöyle: Beyaz perdede sırasıyla Classic (2003), A Moment to Remember (2004), April Snow (2005), Absürd ve münasebetsiz sayılabilecek konusuyla Kore Kültür Merkezi'nde izleme imkanı bulduğum My Wife Got Married (2008) Bi parca Karayip Korsanları çakması gibi hissettiren The Pirates (2014), The Truth Beneath (2016), The Last Princess (2016). Yer aldığı diziler iseEternal Love dörtlemesinden Scent of Summer (2003), Lee Min Ho ile başrolü paylaştığı eğlenceli bir seyirlik sunan Personal Taste (2010) ve dizi sonrası Kim Nam Gil ile kimyalarını fazlasıyla beğendiğim ve aralarında gerçek yaşamda da romantik birşeyler olsun istediğim harika senaryo ve mükemmel oyunculukların sergilenen Don't Look Back : The Legend of Orpheus (2013)

Comments (0)