Ufak bir hatırlatma: Bu yazıda yer alan oyuncular için en iyiden kötüye gibi bir sıralama yapılmamıştır.

Hyun Bin: Özellikle gülümsediğinde belirginleşen gamzesiyle sevelerini büyülen 1982 doğumlu aktör, birçoğumuzu Koreli oyunculardan ve kore sinemasından haberdar eden sinema filmi A Millionairs's First Love'la tanınır. Filmde, yeşilçamın acıklı hikayelerinden birini sunarken bizi tam anlamıyla gözyaşı seline boğan ve gelecekte sıkça göreceğimiz "zengin şirket sahibi ya da varisi" imajını resmetti. Ayrıca yine bu film O'na ülke sınırları dışında hatırı sayılır bir hayran kitlesi sağladı. Ardından yeni yapımlar için aranan yüzlerden biri haline geleceği My Name Is Kim Sam-soon dizisinde oynadı ki eleştirmenler onun bu yapımla dikat çektiğini söyler. Ben bu konusunu bile pek hatırlamıyorum çünkü bana göre sönüktü ve kadın başrolü sevmemiştim. (Gerçi onu Secret Garden'dan sonra izlediğim için normal olsa gerek:) Bir sonraki projesi oyuncu, Ha Ji Won'la birlikte yer aldığı ve yayınlandığı dönem büyük beğeni toplayan eğlenceli fantastik romantik komedi Secret Garden'la ününü perçinleyip sektörde kalıcılığını garantildi. Her ne kadar dizideki karakteri son derece uyuz olsa da gerek hikaye gerekse replikler öyle beğenildi ki Hyde Jekyll, Me'de görüldüğü üzere bu rol tarzı nerdeyse üzerine yapışacak sanmıştım. Pek çok dizide de yakışıklı erkek profili denince adı geçen Hyun Bin, bu süreçte sinema filmlerinde de boy göstermeye devam etti. 2011-2012 yılları arasında askerlik nedeniyle ekranlardan 2 yıl süresince uzak kalsa da geri döndüğünde hala iyi işler yapabileceğini kanıtladı. The Fatal Encounter'da King Jeongjo'a hayat verirken O'nu bir dönem filminde, tarihi giysiler içinde ilk kez gördük. 2017 başlarında Confidential Assignment'nda saç sitilini değiştirerek ne kadar doğru bir seçim yaptığını gösterse de ben filmin basın tanıtımındaki saç tarzının filmde de olmasını isterdim. Sanırım oynadığı "Kuzey Koreli" karakteri nedeniyle bu yönde bir seçim yapılmış. Oyuncu Korean Hallyu Wave'in içinde yer almayı sonuna kadar hakediyor.

Bae Yong-Jun: Bu oyuncu ekranda görmeyi özlediğim yegan yüzlerden biridir. İki ayrı karaktere hayat verdiği Winter Sonata'nın izlediğim ilk kore dizisi olması bir diğer etkendir herhalde. Bizde yarattığı turistik dalga  ile Asmalı Konak ne ise Winter Sonata için de ana vatanında Kore dizilerinin yurtdışına açılmasını sağlayan ilk sıradaki yapımdır demek herhalde yanlış olmaz. Bu yüzden bazen özellikle izlemeye değecek birşeyler bulamayınca ne varsa eskilerde var diyorum:) Winter Sonata öncesi rol aldığı Hoteiler'ı 2007'de sanırım bu kez Japon televizyonu için yeniden çevirmnde yer almış ki bu bana hayli ilginç geldi. Elle tutulur bir diğer çalışması 2007'deki The Legend: The Story of the First King's Four Gods'dı. Bu serideki performansıyla yanılmıyorsam yayınlandığı kanalın yıl sonu drama ödüllerinde de ödül almştı. Hatta sahneye topallayarak çıktığını hatırlıyorum. Attan düşüp yaralanmıştı. 2011 tarihli Dream High'ı da sırf onun için izlemiştim ama yanılmıyorsam  hikayede pek boy göstermemişti. Bu dizi ayrıca O'nun son dizisi oldu. Beyaz perde ise yıldız oyuncu Son Ye Jin'le rol aldığı romantik dram türündeki sinema filmi April Snow'un da benim için ayrı bir yeri vardır. Bir diğer tanınmış oyuncu Kim Hyun Joong'la olan kardeş gibi benzerliği zamanında hayli ilgi uyandırmıştı. Bae Yong-Jun'u yine dizi ekranına dönse ya diyerek ansam da sanırım artık oyunculuk yapmıyor.  Az sayıdaki dizi ve filmleri yüzünden oyuncu  günümüzde pek anımsanmıyor.

Park Hae Jin: Rol aldığı birbirinden başarılı yapımlarda oyunculuğuyla göz dolduran 1983 doğumlu aktör, hallyu dalgasının bir diğer halkası. Şimdilerde kariyerinde 10 yılı geride bırakırken ilk kez 2008'de East of Eden'in sevdiği kızı kaçırarak kendisiyle birlikte olmaya mecbur bırakan zengin kötü çocuk olarak görünse de ben bu diziye ana karakter ve O'nun çevresinde dönen hikayesinden çok bu oyuncu için devam etmiştim. Doktor Stranger'da ardında bir dolu sırla  karizmatik doktor Han Jae Joon'ı canlandırırken başrol Lee Jong-Suk gibi göz dolduran bir oyunculuk sergiledi. 2016 tarihli Cheese in the Trap'de Kim Go Eun ile kamera karşısına geçerken yine karanlık yönü olan bir rolle karizmasını konuşturdu. Senaryodaki yan kişilikler öyle gıcık ve sinir tiplerdi ki diziye oyuncu hatırına tahammül edebiliyordum. Tabii diğer yandan böylesi bir karizmaya sahipken oyuncunun başarı basamaklarını tırmanması da kaçınılmaz olsa gerek. Şimdilerde gözüpek bir ajan olarak ekranlara döndüğü Man to Man dizisi elde ettiği iyi reytinglerle bu rol için de doğru adam olduğunu isbat ediyor. Bence O, Nam Gun Min ya da Kim Hyun Joong aynı etkileyici havayı taşıyan ve pek çok yönden birbirlerine benzeyen oyuncular.

Gong Yoo: (Doğum adı: Kong Ji-Chul) 1979 doğumlu aktörün diğer bazı oyucular gibi kabarık bir filimografisi yok. Sebebi Goblin basın toplantısında dile getirdiği üzere  dizilere karşı çekincelerinin olması ve bu nedenle sanırım daha çok filmleri tercih etmesi. 2007 tarihli Coffee Prince  her ne kadar izlediğim dönem ben de en ufak bir etki bırakmamış olsa da pekçok izleyici için göze çarpan en iyi işlerinden biri olarak kabul görür. Ekranda dizler arası geçiş yapıp sürekli görülen oyucu yüzlerinden değilken vasatın altı bir yapım olarak kabul ettiğim ve izlediğim dönem direkt çöpe atacak kadar boş bulduğum Coffee Prince'le Goblin öncesine dönemine değin, bu oyuncu bana hiç birşey ifade etmiyordu. You Are Beautiful'daki gibi kadın iken erkek kılığına giren birine "erkek" sandığı dönemde aşık olan karakter tiplemesini ikinci kez görmek en büyük etkendi sanırım. Bu yüzden aranan oyuncuymuş, seçiciymiş cümlelerine pek de bir anlam verememiştim. Ancak Goblin'le birlikte Gong Yoo adı benim için birşeyler ifade eder oldu. Hatta  hayat verdiği Kim Shin karakteriyle O'nu uzun dizi listemde Goblin öncesi ve Goblin sonrası şeklinde bir kategoriye bile sokacak kadar başarılı buldum ve ilk üç listeme koydum. Oyuncunun 2010 ve sonrası tüm filmlerini hatta belki havamda değildim, aynı süreçte benzer erkek kılığına girip dolap çeviren karakter konulu başka dizi izlediğim için sıkıldığımdan hoşlanmamışımdır diyerek Coffie Prince'ı bile yeniden seyrettim. Rol aldığı sinemalardan hayal kırıklığına uğradığım A Man A Woman'da zihinsel engelli bir kız çocuğunun babası Namgwa Yeo'yu canlandırıyordu. Bu performansı filmin +18 yönü nedeniyle zayıf kalmıştı. Sanki yetişkin oldum yetişkin filmi de çekeyim demiş ki buna hiç gerek yok. Silent ve Suspect'de hikaye ve oyunculuğu mükemmeldi. Finding Mr. Destiny'yi de izlemeye değer buldum. Winter Sonata'ya yapılan komik atıfa çok güldüm. Yurt dışında da beğeni toplayan zombi temalı korku gerilim türündeki Train of Busan izlenmeye değer yönleri olabileceğini düşündüğüm bir diğer sinema filmidir. Ancak zombi konulu yapımları sevmiyorum. Bu yüzden izlenebilirlik ölçütü benim açımdan çok yüksek değildi. Oyuncunun çok etkileyici bir  ses tonu ve güzel elleri var:)

Ji Chang Wook: Diziler arttıkça sektörde yeni yıldızların yükselişine tanık oluyruz. İşte onlardan biri de öldürücü gülümseyişiyle1987 doğumlu  Ji Chang Wook. Empress Ki öncesi tanıdığım bir oyuncu değildi. Uzun saçları, mükemmel yüz hatları ve sevimli dudaklarıyla Yuan'lı sürgün prensi oldukç başarılı biçimde canlandırırken benim seyir çizgim de değişiverdi. Başrol erkek oyuncudan çok onun çıkardığı işi izlemeye değer görmüştüm. (Yıldız oyuncu Ha Ji Won'ın rol arkadaşlarında yana keyfine diyecek yoktur herhalde:) Empress Ki sonrası çıtayı kendi açısından hayli yükseltmiş olacak ki sunulan projelerde artık ikinci başrolden başrole geçen etkileyici kariyerinin 4-5 yılını henüz geride bırakmıştı. Sırasıyla Healer'da gizemli kimliğiyle ve kendsine taban tabana zık kişiliğiyle internet tabanlı yayın dünyasında dolaşan Seo Jung-Hoo, kara camlı gözlükleri ve iki dirhem bir çekirdek kıyafetleriyle dişli bir koruma profilinde, her daim karizmasını konuşturduğu heyecan dozu yüksek K2 ve iki yıl devam edeceği askerlik öncesi son dizisi Suspicious Partner'la gönüllerdeki yerini sağlamlaştırmayı hedeflemiş görünüyor ki ben de taht kurmuş durumda zaten:) Hatta aynı süreçte  beyaz perdede boy gösterdiğ ve sonuna kadar gayet iyi bir oyunculuk sergilediği Fabricated City adıyla bir de sinema filminde yer aldı. Sonuç itibariyle aktörün başarı çizgisine bakacak olursak anlaşılan o ki geri geldiğinde sağlam adımlarla yolunda ilerleyemeyi sürdürecek. 

Nam Gun Min: Karizmasını her tür rolle konuşturabilen yetenekli bir diğer oyuncu 1978 doğumlu Nam Gun Min kesinlikle girdiği her işin hakkını verebilen başarılı bir aktör. 40'na merdiven dayadığına inanabiliyor musunuz? Dönüp girdiği projelere baktığımda üzerine yapışan bir tarza sahip değil. Bir hikayede usta işi komedi sergilerken bir diğerinde soğukkanlı pisikopat bir katile dönüşebiliyor. Bu yüzden o etkileyici yüzün yer aldığı her yapımı sıkılmadan izleyebiliyorsunuz. Kendisini fark ettiğim ilk işi Can You Hear My Heart'dı. Diziyi duygusal senaryosu, oyunculukları ya da müzikleri açısından oldukça başarılı bulsam da inanın kadın karakterin sergilediği sıkıcı rol ve özellikle berbat saç modeli yüzünden dönüp ikinci kez izlemek istemedim. The Girl Who Sees Smells (Sensory Couple)'de canlandırdığı şef Kwon Jae-Hee ise bana göre parmak ısırtan mükemmel bir karakter sergilediği ve filimografisinde baş yapıt sayılabilecek dizilerindendir. Ancak nedense bazı diziler hak ettiği ilgiyi görmüyor. Bu yapım da onlardan biridir bana göre. Oysa kanımca oldukça iyi bir senaryoya sahiptir. Tüm artılarına karşın aldığı reytinglere hayet ederim. Açıkçası aynı rolu Lee Min Ho'ya verseniz "zengin çocuk"dan başka birşeyle ekranla boy göstermediği için ona en az üç beden büyük kaçar ve O'na yakıştıramam. Oysa oyuncunun buradaki etkileyici fiziğine ve kan donduran karizmasına hayran kalmıştım. 2016'da yılından Doctors'da bir öncekinden tamamen farklı, sıkıntılı bir hastalıktan nuzdarip ikiz çocukların çaresiz babasını canlandırırken içimi ısıtmış ve hüzünlenmiştim. Sonrasında benim de zaman zaman KBS World'de takip ettiğim ses getirenı Chief Kim'de başkalarını dolandıranları dolandıran uyanık karakter Kim Sung-Ryong'ı canlandırırken yine oldukça ilginç ve renkli bir karaktere imza atmış, yapımcılarını da fazlasıyla mutlu etmişti. Şimdilerde yıl bitmeden bir başka dizi ile ekranlara dönmeyi hazırlanıyor.

Comments (0)