Korelilerin sevdiği temalardan biri olsa gerek tıp. Sanırım aynı içerikte izlediğim beşinci seri ve ve halen izlemediğim 6-7 tane daha var. Konu pek çekici değil ve ben de bir çok dizisini izlememe karşın kendimi Park Shin Hye'nin oyunculuğuna o kadar da hayran hissetmiyorum. Elimin altında hızlı bir net varken seçenekler arasında en iyilerden biri gibi durduğu için edinmeyi tercih etmiştim ve geriye dönüp baktığımda izleyeli üzerinden pek fazla bir zaman geçmemesine rağmen konuyu neredeyse tümüyle unutmuşum. Yani öyle yana yakıla mutlaka izlemelisin denilebilecek bir yapım değil. Olaylar fazlasıyla vasat bir öğrenci modunda günlerini geçirerek liseye devam eden  Yoo Hye Jung, dairelerinde kalan ve okulda da öğretmeni olan Hong Ji-Hong ve doktor bir aileden gelen varlıklı kızımız Jin Seo-Woo arasında şekillenmeye başlıyor. Ancak öğretmene duydukları aşk nedeniyle henüz yeşeren arkadaşlıkları bozulur ve bir süre sonra Yoo Hye Jung ameliyatta büyükannesini yitirince hem ihmal ve hata  olduğuna inandığı ölümün hesabını sormak hem de aslında bir nedenle doktorluğu bırakıp öğretmenliği seçmiş gözüken Hong Ji-Hong gibi ihtiyaç duya insanları kurtarabilmek düşüncesiyle geleceği hakkındaki en büyük kararı verir. Birkaç yıl sonra hastane koridorlarında beyaz önlüğüyle arzı endam etmekte ve alanında edindiği parlak kariyerin keyfini sürmektedir. Şimdilerde yine okuldan arkadaşı Chun Soon-Hee ile aynı evi paylaşmaktadır. Göreve başladığı yer elbette Jin Seo-Woo'nun da yer aldığı ve babasını da idareci konumunda gördüğümüz hastanedir. Elbette eski okul hocası şimdilerde bir diğer parlak kariyer sahibi karizmatik doktorumuz Jin Seo-Woo'un mekana teşrifi de uzun sürmez. Olaylar kaçınılmaz biçimde iki kadın arasındaki rekabeti gözler önüne serer. (Doktor Stranger'ı hatırlayarak söyleyebilirim ki konu için seçilen olaylar çok vasattı. Bir de Yoo Hye Jung'un yüz felci geçiren cazgır üvey annesinin edepsiz tavırları gibi genel anlamda karakterlerde hiç minnet ya da hatadan ötürü özür dileme anlayışı da yok. Bu gerçekten kore kültüründe varolan bir durumsa katlanmak zorunda kalanların vay haline!)

Dizide dikkat çeken iki oyuncu var. İlki Queen Seon Deok, Pinocchio, The Time We Were Not In Love gibi dizilerde oyunculuğuyla dikkatimi çeken ve her yapımla çıtayı biraz daha yükselten Yoon Gyun-Sang. Artık kanımca bir başrolü hakediyor. Diğeri burada cameo yani bölüm oyuncusu olarak yer alan ve çocuklarının hastalığı karşısında maddi yetersizliğin çaresizleştirdiği bir babayı canlandıran Namgung Min. Kendisine The Girl Who Sees Smells, Can You Hear My Heart gibi serilerden aşinaydım. Şu sıralarsa KBS World kanalında bir programın program sunuculuğunu yapıyor. Kanımca The Girl Who Sees Smells'deki rolüyle harika bir iş çıkarmıştı ve O'nun oynadığı diğer dizi ya da filmleri izleyenebilir düşüncesiyle araştırmıştım.

Yıl 2017 ve ekranlarımızda her geçen gün daha fazla koreden dizi uyarlaması görüyoruz. Bu yapımın bizdeki versiyonu Kalp Atışı adı ile yayınlanmaya başladı. Senaryo örgüsünü daha özgün ve iyi bulduğumdan takip ediyordum. Ancak sonra her zaman ki gibi işin suyunu çıkaralım dedi sanırım tepedekiler. Ardından galiba reytingler dibe vurmaya başlayınca bizim kanalllarımızda sıkça görüldüğü üzere terbiyesizliğe yeni bir halka ekleyip önce yayin gününü değiştirdiler. Yayın gününü bulmak 3 hafta sonrasına denk gelmişti. Derken ardından da dizi birden bitiverdi. Bu yüzden izleyiciyi insan yerine koymayan Show Tv'ye, yazıklar olsun diyorum!!!

Comments (0)