Son zamanlarda yoğunluk ve stres biraraya gelince diziler de zevk vermez oldu. Bu yüzden son dönem yeni yapımların neredeyse tamamını birer bölüm izleyip  "hımm, pek de iyi değil ama madem inmiş sonra izlerim" diyerek arşive atıyordum. Bu hikayeye de baksam mı diye düşünürken onlardan biri gibi gelmiş ve pek birşey ummamıştım. Ancak gel gelelim ilk bölümü açıp da önce 19 yaş izleyici sınırını görünce kendime Kore'de de Game of Thrones gibi diziler yapılıyor muydu? diye bir soru soraraken buldum. Neyseki yanılmışım. Yanından geçmiyor. Geçse zaten hayal kırıklığına uğraradım. Sonra hikaye başladı ve ilk bölüm bittiğinde "wow... bu da neydi böyle dediğimi hatırlıyorum. Konu öyle insan üstü şaşırtıcı, gizemli vs değil ancak oyunculuklarla öyle bir çıtaya yükselmiş ki bayıldım.


Sıcağı sıcağına hemen konuya girmek istiyorum. Televizyon dünyasının kıdemli ve başarılı olduğu kadar hırslı ve gözü pek haber sunucusu Go Hye-Ran dışardan mutlu bir evliliği olan ve işinde zirvede bir görünüme sahip olmasına karşın hayatı çatlaklarla dolu bir kadındır. Kocası ile uzun zamandır süregelen ve artık sadece kağıt üzerinde görünen bir ilişkisi vardır.  Durumundan habersiz torun beklentisi içindeki kayın validesi her ay periyodunda kapısında bitip hamilalik şansını  arttıran bitkisel ilaçlar getirirken üstü kapalı sözlerle kendisini iğnelemesinden de bıkıp usanmıştır. Bir yandan da son zamanlarda bir hayalet gibi düşüncelerini ziyaret eden eski sevgilisiyle yaşadığı tutkulu geçmiş aklına düşüp durmaktadır.

Kang Tae-Wook ise bir süre önce parlak savcılık kariyerini bir kenara atıp avukatlık yapan üç nesil hukuk geçmişine sahip köklü bir aileye mensuptur. İçten içe duuduğu aşka rağmen tırmanabileceği en yüksek noktaya ulaşmak için kariyerini seçip bebeğini aldırmayı seçen ve bunu da ona danışmadan yapan eşiyle ilişkisi bunu öğrendiği anda tamamen bitmiştir. Aralarına aşılmaz duvalar ören bu olay sonrası artık aynı evi paylaşan iki yabancıdan farksızdırlar ve O da kendini işine adamıştır. Kang Tae-Wook'u canlandıran Ji Jin-Hee'i Sarayın Mücevherindeki yüzbaşı olarak hatırladığım sadık eş Kang Tae-Wook rolünde izlerken  Go Hye-Ran'ya hayat veren Kim Nam-Joo ile yakaladıkları mükemmel kimyaya bayıldım. Yine bir diğer sevdiğim aktör Gong Yoo gibi hoş bir havaya ve karizmaya sahip. Rölünün hakkını sonuna kadar vermiş.

Hikayedeki diğer erkek kariyer için uzun zaman önce Go Hye-Ran tarafından terk edilen, beş parasız, şimdilerin ün yapmış kupa sahibi golf yıldızı Lee Jae-Young. Artık önüne geleneni yatağa atan ve paraya para demeyen, sadakatsiz tam bir pisliktir. Aklında hala tekme yemişliğin acısı vardır. İzlediğim her an bu karaktere gıcığım kat be kart arttı. Kendi halinde karısı Seo Eun-Joo ise onun yaptıklarının farkındadır ancak söz geçiremeyecek kadar da pasif bir kadındır.
Misty (OST) (미스티) 
Söyleyen: Lee Seung Chul  
Albüm: Misty OST Part 1

Painful Love (사랑은 아프다)

바람이 분다 꽃이 진다
Param-i bunda koççi-cinda
The wind blows over the flower
이제는 널 지워본다
ice nıl nol ciwobonda
Now I am removing you
사랑했었던 그 날들을
saranghesodon kınaldırıl
Those days, which I once loved
이젠 잊고싶다 잊고싶다
icen içgoşipda içgoşipda
Now I want to forget it, forget it

-------

안개속에 눈물처럼
angesoge nunmulçolom
Like tears sinking in the fog
흩어져가는 너의 눈빛
hıt-ojiganın nıl nunbiç
The sight of your eyes is becoming more vague
점점 더 깊어진 상처를
Çomcomdo gip-oçin sangçerıl
Slowly the wound deepened
건드리고있어 아플텐데
Kıderigoss-e appultende
When I touch it, it feels very sick

--------------------
그렇게 너를 사랑했던 나
Kıryohge norıl salanghaessdon na
Like that, I love you
끝없이 나를 미워했던 너
kıt-opşi narıl miwohessdon na
You who hate me are endless
사랑이란게 사랑이란게
sarang-ilange salang-ilange
Love it, love it
상처뿐인데 아픈건데
It's just a wound, just a pain
sangcheoppun-inde apeungeonde

------------

그 아픈 상처가 날 울려도
geu apeun sangcheoga nal-ullyeodo
 Even the painful wound made me cry
그 아픔이 나를 저며와도
geu apeum-i naleul jeomyeowado
Even the pain was wrenching my heart
내안에 잠든 너의 기억은
naean-e jamdeun neoui gieog-eun
Your memories are asleep in my heart
사랑이었다
salang-ieossda
It is love

-----------------------
눈부신 날에 넌 떠났다
nunbusin nal-e neon tteonassda
You go in the day is so bright
다시는 널 볼 수 없었다
dasineun neol bolsueobs-eossda
I can not see you anymore
손끝에 남긴 너의 눈물
sonkkeut-e namgin neoui nunmul
Your tears are left on the end of my fingers
다시 만져본다 또 아플텐데
dasi manjyeobonda tto apeultende
It would hurt again if I touched it

 ------------------------
그렇게 너를 사랑했던 나
geuleohge neoleul salanghaessdeon na
Like that, I love you
끝없이 나를 미워했던 너
kkeut-eobs-i naleul miwohaessdeon neo
You who hate me are endless
사랑이란게 사랑이란게
salang-ilange salang-ilange
Love it, love it
상처뿐인데 아픈건데
sangcheoppun-inde apeungeonde
It's just a wound, just a pain

------------------------------
그 아픈 상처가 날 울려도
geu apeun sangcheoga nal-ullyeodo
Even the painful wound made me cry
그 아픔이 나를 저며와도
geu apeum-i naleul jeomyeowado
Even the pain was wrenching my heart
내안에 잠든 너의 기억은
naean-e jamdeun neoui gieog-eun
Your memories are asleep in my heart
사랑이었다
salang-ieossda 
It is love
Warrior Baek Dong Soo Ost Part 1:
Şarkı Adı:  야뇌 / Hey Buddy

Şarkıyı Söyleyen: BMK

Bu şarkının bir de akustik versiyonu mevcut. Onu da dinlemenizi öneririm:)

붉게 물든 저 노을은 태양을 삼키고 떠난다
Bulke muldın co noın rınn taeyangıl  samkigo donanda
The flaming sunset disappears after swallowing the sun
 
검게 타는 내 심장은 꺼질 듯 슬픈 가슴 안고 운다
Komge taın ne şimcan nın kocil dıt sıl pın kasım ango hında
My burnt black heart cries with sadness as if it’s going to fade away 

내 맘 가득 차오르는 뜨거운 눈물은 감추고
Ne mam kadık çaorının tıgohwın nun murın kamçugo
I hide the hot tears that are filling up my heart
 
홀로 돌이킬 수 없는 내일의 희망에 몸을 맡긴다
Holro dorikil su omnın neire himange moımıl mankginna

And give myself to the hope for tomorrow, that cannot be changed
 

억센 바람소리 흩날리는 기억
Oksen baram sori hın nallinın giok
The tough wind sound, scattering memories 
 
엇갈린 운명과 닿을 수 없는 꿈
otkkallin unmyong wa tarıl sı om nın kum
The crossed fate and untouchable dream 

험한 세상에서 다시 네 품으로
Homhan sesangyeso taşi ne pumıro
From the rough world to your arms 
 
저기 날아가는 새처럼 나 돌아가려 한다
Çogi naraga ne se çorom na doraga ryo handa
I go back like that flying bird 
 


내 맘 가득 차오르는 뜨거운 눈물은 감추고
Ne mam gadık çaoru nın tugoun nunmu rın kamçugo
I hide the hot tears that are filling up my heart 
 
홀로 돌이킬 수 없는 내일의 희망에 몸을 맡긴다
Holro dorikil su omnın neire himange momıl mankginna
And give myself to the hope for tomorrow, that cannot be changed 

붉게 물든 저 노을은 태양을 삼키고 떠난다
Bulke muldın ço noın rınn teyangıl  samkigo donanda
The flaming sunset disappears after swallowing the sun 
 
검게 타는 내 심장은 꺼질 듯 슬픈 가슴 안고 운
Komge taın ne şimcan nın kocil dıt sıl pın kasım ango hında
My burnt black heart cries with sadness as if it’s going to fade away 


Genelde söz konusu favori oyuncum Ji Chang Wook olunca yine akan seller dururdu. Ama meşguliyetler artınca bu seriyi izlemeyi ileri bir tarihe ertelemiştim. Gelgelelim özel ve pek de izleyicisi olmadığını düşündüğüm bir kanalda Savaşçı adı ile yayınlanırken görünce fikrimi değiştirdim. Madem yayınlanıyor nasılsa o saatlerde başka kayda değer birşey de yok takip edebilirim dedim. İyiki de demişim. Çünkü kimi zaman arşivde olunca bazen dizileri sıkılıp hızlı hızlı geçiyor ve kimi serileri güzel olsa da heba edebiliyorum. Sonuç olarak durağan seyrinde her bölümden zevk aldım. Bu arada kanal'da hiç olmadığı kadar reklam yayınlanmasına bakılırsa dikkate değer bir izleyici kitlesi edindi sanırım.


En az Dong So kadar etkileyici, bebek yüzü ve uzun saçlarıyla mangalardan fırlamış karizma sergileyen Yeo Woon'ya dair okuduğum yorumlara bakarak söyleybilirim ki birçok izleyici gibi benim de gönlümü fethetti. Hatta DongSo'yu aştığı düşüncesindeyim diyebilirim.

Oyuncu kadrosunu da hayli sevdim. Mesela Kılıç Azizi Kim Kwang-Taek ve kara ninjaların lideri Chun arasındaki süregelen kalp ve bilek gücü mücadelesi de görünüşe göre öğrencilerine aktardıkları bir miras gibiydi.


Dong Soo'ya layık görülen ve ne yazık ki heri iki başrolünde gönlünü kaptırdığı Yoo Ji-Sun en sevmediğim karakter oldu. ifadesiz yüzüyle sanki ayaklı buz kütlesiymiş gibi dolanıyordu ve en bana göre varlık sebebi yoktu bile. Dğer kadın karakterimiz Hwang Jin-Jo ise çocukluğundan itibaren Dong Do'ya yanık olsa da aşkı tek taraflı kaldı. Zaten  biraz akıldan eksiği varmış gibi davranıyordu. Ama esas hatundan daha sevimliydi ve Dong So için daha idealdi.


Diznin kötüleri ise ayrı bir olaydı doğrusu. Nazır Hong'un çevirmediği dolap yoktu. Kraliçe  desen ona keza. Yaptıkları da yanına kaldı o da ayrı mevzu. Peki ya ömrü boyunca diz boyu kin güdüp intikam peşinde koşup hayatının son günlerinde pişmanlığa kapılıp iylik meleğine dönüveren In adlı o karakter neydi öyle? Zaten kötü anladık da o yüz ve mimikler çok gerekli miydi?

Not: Dizinin ilk-3-4 bölümünde yeni jenerasyonunun yükselen yıldızı Yeo Jin Goo  ana karakter Dong So'nun çocuk dönemine hayat veriyor. O zamandan belliymiş geleceğinin parlak olduğu:)